
Dünya’nın en çok izlenen organizasyonlarının başında gelen NBA’de takımların “er meydanı”na çıkma vakti geldi çattı.
Lokavt, lokavt sonrası trade dönemi, All Star ve tabii ki normal sezon… Hepsi geride kaldı. Artık “yüzük” için Smeagol’dan “Gollum”a geçiş evresi tüm oyuncular için başladı…
San Antonio Spurs-Utah Jazz;
İlk değerlendirme olarak “formda favori”, “sürpriz yapabilecek takım” ikilisini seçtim.
Spurs çok çok formda. Zaten bunu batı zirvesinde bitirmelerinden anlayabiliriz. Oturmuş kadroya daima birşeyler katıp, gerek genç, gerek veteran oyuncularla 1-2 sezon kötü gidip, zirveye oynamayı hep bildiler. Bunda Popoviç’in de payı büyük.
Utah cephesi ise Batı’dan playoff’a giren son takım olma özelliğinde. Bizim için işin duygusal tarafı “Enes”. Koca sezon çok az süre almasına rağmen, aldığı süreleri bence hep iyi değerlendirdi. Son maçında double-double yapması da onun NBA’e ısındığının kanıtı bence.
Utah’ın 1 numara hariç kısalarda “kafa kafaya” diyebileceğimiz sadece pota altı var San Antonio karşısında.
Maçın kilit adamı; Manu Ginobili… Sebep ise yukarıda bahsettiğim “Utah’ın eksik yönü” olması.
Gençler ve “dedeler” mücadelesinde tahminim 4-1 Spurs. Ama Utah hiçbir maçı erken bırakmayacaktır…
Dallas Mavericks-Oklahoma City Thunder:
Son Şampiyon “yeni favori” eşleşmesi. Kağıt üstüne bakınca Oklahoma’lılar “nereden eşleştik” diyebilirler. Ama “Şampiyon kadro”dan eksilen parçalar zaten takımı omuzlarında sürükleyen Nowitzki’ye daha çok yük bindirdi.
Serinin önemli noktası da O’nu nasıl durduracağı olacak Oklahoma’nın. İbaka “iç savunma”da şuan bence “yılın savunmacısı”. Ama dışarıya vereceği katkı serinin gidişatını belirleyecek.
Dallas için de aynı konu geçerli. “Young Three” Durant-Westbrook-Harden 3′lüsü ligin en iyi anlaşan ve “yıkıcı” 3′lüsü durumunda. Savunmada bu 3′lüye karşılık verebilecek konumda değil Dallas.
Yüksek skorlu maçlar bizi bekliyor bu seride.
Tahminim; 4-2 Oklahoma, Nowitzki hatrına…
Denver Nuggets-Los Angeles Laker:
“BEAT L.A” seslerini duyar gibi oluyorum… Kobe yine “en sevilmediği” şehirde ve playoff mücadelesinde.
Lakers eski günlerinden uzak. Gerek coach konusunda, gerek kadronun motivasyon sıkıntısı yaşamasından ötürü. Tek bir gerçek Kobe’nin bırakana kadar “kazanan” olma arzusu.
Denver ise ligin bence en büyük sürprizlerinden birisi. Bu kadar dengeli bir kadroyu birarada tutup, oynatıp, 6.olarak playoff’a adım atmak onlar için büyük ödül. Aslında 1 sıra alttan playoffa girip Thunder ile eşleşseler daha çetin bir mücadele olurdu. Ama rakip Lakers.
Birbirine diş bileyenlerin mücadelesinde “playoff tecrübesi” Lakers’ı öne atıyor. Ve tabii Kobe de…
Tahminim 4-0 Lakers… “İdare eder sezon”un ardından toparlanma şansını kaçırmamalılar. 1-2 yenilgi dahi Lakers’ın ilerisi için planlarını çökertmeye yeter.
Lon Angeles Clippers-Memphis Grizzlies:
“Billups olsaydı daha farklı olurdu” cümlesini dillendirdik hep Clippers için. Ama takımın gerisi de yıllardır “en kötüler” mücadelesi veren takım için bir çıkış oldu. Tüm sezon “Paul-Griffin” ikili oyunlarının güzelliklerini izlemekle geçti. Şimdi rakip Memphis.
Üzerine sürekli birşeyler katan takım Memphis… Gay, sonrasında iyi dönüş yapan Randolph, Marc Gasol,Mayo, Speights ve hatta “Agent Zero” Gilbert Arenas. İlk günden son güne çok başarılılardı. Bireysel oyunu hiç kimsenin düşünmediği bir takım olmaları iddialı yapıyor onları.
Benim açımdan en zorlu 2 seriden birisi. Kim “iyi savunur”, o seriyi alır.
Tahminim; 4-3 biter, kim alır, Allah kerim…
Philedelphia 76′ears-Chicago Bulls:
Lider sahne alıyor… Favori sahne alıyor… Ömer Aşık sahne alıyor…
İki takımın şuanki drumu göz önünde bulundurulursa Phi.tek maç dahi kazanamaz dersek kimse gücenmez.
Tüm pozisyonlarda Bulls rakibine adına yakışır darbeler indirebiliyor.
Uzun uzadıya yazılacak birşey yok aslında. Şampiyonluk için favori olan Bulls, buranında favorisi haliyle.
4-0 Bulls süpürür… Tek yenilgi bile sürpriz olur.
New York Knicks-Miami Heat:
Süperstarlar, süper şehire karşı.
Bu sene bizlere “Jeremy Lin” efsanesini izleten, yokları oynarken birden toparlanan New York, Süperstarlara karşı neler yapabilecek merak içinde bekliyoruz. Şuan bir oylama yapılsa “en merak edilen seri” de bu olur diye düşünüyorum.
New York Lin’in sakatlığından sonra son anlarda kapağı playoffa atmayı başardı.
Miami ise “lider olamadığı” için üzgün, bunun acısını herkesi süpürerek çıkarmak isteyecek. Artık “playoff tecrübesi” konusunda da eksileri yok. LeBron neler yapacak, kuşkusuz belirleyici olacak.
New York’un işi hiç kolay değil. Süprülmezler, Garden’dan 1 galibiyet çıkar; 4-1 Miami…
Orlando Magic-Indiana Pacers:
Açık ara “en kapışmalı seri” burası. Kilit isim de “bence” Hido. Granger ile eşleşecekler ve O’na yapacağı savunma “tamam mı? devam mı?” anı olacak Magic için.
Hibbert’ın çok formda olması büyük avantaj.
Diğer poziyonlarda “anlık” oyuncular çok fazla, bir tarafta Barbosa var mesela, diğer tarafta Ryan Anderson.
Indiana’nın geçmişten gelen “sert” oyunu Orlando’nun işini çok zorlaştıracak. Howard’ın “serbest atış yüzdesi” yine en büyük dezavantaj olmaya açık. Bu sertliğe cevap verirse Orlando seriyi geçer, ama zor gibi gözüküyor.
Bizi 4-3′e götürmesi en muhtemel serilerden birisi. Indiana bir adım önde…
Boston Celtics-Atlanta Hawk:
“Dedeler” rölantiye aldılar her yıl olduğu gibi playoff öncesi. Karşıdaki rakip kim olursa olsun, yaşları ne kadar ileri olursa olsun bırakana kadar kazanmak için oynayacak 3′lü Allen-Pierce-Garnet… Ve tabii Rondo.
Atlanta Johnson’ın önderliğinde çok “ideal” bir kadroya sahip. Tek tek tüm takım için birşeyler yazabilirim. Veteran,genç,tecrübeli, herşey birarada. Bu “harmanlamanın” ödülünü playoffa 4.olarak girmekle aldılar. Şimdi ileriye gitmek için önlerinde “güçlü” bir engel var.
Serinin “ikilit” adamı Rondo. Atlanta enerjisi ile Boston’ı çok zorlayacak. Tecrübeli oyuncuların gençleri yönlendireceğini de düşünürsek Atlanta’da, Rondo’ya çok büyük iş düşüyor. Sahada ki beyin neler yapacak göreceğiz.
Tahminimi aslında ilk iki maçtan sonra yapmak isterdim aslında (!) Atlanta 2-0 yaparsa seriyi alır, ama kaybedecekleri bir maç Boston’ın seriyi kazanmasına sebep olur…
Tahminler böyle, bize izleyip görmek kalıyor geriye.
SAYGILAR…
Burak Mustafa Çakmak…